HATTATLARIMIZ

Hattatlarımız Bu sayfalarımızda hat sanatının doğuşundan itibaren önemli köşe taşları olan hattatların hayat hikayelerini bulabilirsiniz. Hat Yazarları, İslam dönemi, Osmanlı döneminin en meşhur hattatları ile ilgili eser ve bilgiler.

Mustafa Rakım Efendi

Mustafa Rakım Efendi Mustafa Rakım Efendi Hayatı hakkında sınırlı bilgilere sahip olduğumuz Mustafa Rakım Efendi, bugün Ordu İli’ne bağlı Ünye İlçesi’nde 1171/1758 yılında dünyaya geldi.…

Yazının Devamı

Hattat Hafız Yusuf

Hattat Hafız Yusuf Hattat Hafız Yusuf Hafız olduktan sonra hüsn-ü hatta heves edip, İbrahim Rodosi’den icazet aldı. Hattın inceliklerini Hoca Rasim Efendi’den öğrendi. İbrahim Daimi,…

Yazının Devamı

Mehmed Esad Yesari Efendi

Mehmed Esad Yesari Efendi Mehmed Esad Yesari Efendi Mehmed Esad Yesari Efendi, selefleri olan, hat sanatının ustalarından, Şeyh Hamdullah, Süleymaniye camiindeki yazılarını hayranlıkla temaşa ettiğimiz…

Yazının Devamı

Hattat Ebubekir Raşid

Hattat Ebubekir Raşid Hattat Ebubekir Raşid Konyalı Kazazede Seyid Ahmet Efendi’den Hüsnühat dersi aldı. Sülüs ve nesihi Hüseyin Habil’den öğrenerek icazet aldı. Birçok öğrenci yetiştirdi.…

Yazının Devamı

Hattat Eğrikapılı Mehmed Rasim

Hattat Eğrikapılı Mehmed Rasim Hattat Eğrikapılı Mehmed Rasim 1687 yılında dünyaya geldi. İlk derslerini babası Yusuf Efendi’den, daha sonra saray hocası Yedi Kuleli Seyyid Abdullah…

Yazının Devamı

Hattat Hüseyin Habli Bin Ramazan

Hattat Hüseyin Habli Bin Ramazan Hattat Hüseyin Habli Bin Ramazan (ö.1157 / 1744), İstanbul’a geldikten sonra Zindankapısı’nda habbâl, yani ipçi olarak geçimini temin ettiğinden Hablî…

Yazının Devamı

Hattat Mehmed İmamzade

Hattat Mehmed İmamzade Hattat Mehmed İmamzade Babası Beşiktaş’da imam olduğu için İmamzade derlerdi. Sülüs ve nesih yazıyı Tophane’deki Aralık İmam’ından öğrendi ve Aralık ayında icazet…

Yazının Devamı

Hattat Şekerzade Mehmed

Hattat Şekerzade Mehmed Hattat Şekerzade Mehmed Manisalı Mehmed’in babası şeker satıcısı olduğu için “Şekercizade” diye anılırdı. Yazılarında adını “Şekerzade” diye yazardı. İbrahim Kırımi’den sülüs ve…

Yazının Devamı

Hattat İbrahim Kürtzade

Hattat İbrahim Kürtzade Hattat İbrahim Kürtzade Kürtzade Hafız Efendi diye anılırdı. Sultan Orhan Camii’nin hatibi ve babası gibi Ulu Cami’nın imamıydı. Hafız Osman Efendi’den sülüs…

Yazının Devamı

Hattat Yedikuleli Seyyid Abdullah

Hattat Yedikuleli Seyyid Abdullah Hattat Yedikuleli Seyyid Abdullah H.1081 (1670) yılında İstanbul’un Yedikule semtinde doğdu. Soyu Hz. Muhammed (S.A.V.)’e dayandığı için imzalarında seyyidliğini zikrederdi. Bir…

Yazının Devamı

Hattat Arapzade Mehmed Bin Ömer

Hattat Arapzade Mehmed Bin Ömer Hattat Arapzade Mehmed Bin Ömer Eyüplüdür. Recep Halife’den ders aldı. Suyolcuzade Mustafa Efendi’den icazetname aldı. Yazdığı Kur’an-ı Kerimlerin sayısı 477’ye…

Yazının Devamı

Hattat İbrahim Vahdi

Hattat İbrahim Vahdi Hattat İbrahim Vahdi  Bulgaristan’da Hacıoğlu Pazarı denilen yerde doğdu. Vahdi talik yazıyı Siyahi Ahmet Efendi’den öğrendi ve icazetname aldı. Sülüs ve nesih…

Yazının Devamı

Hattat İsmail Nefeszade

Hattat ismail nefeszade Hattat ismail nefeszade İstanbulludur; Nefeszâde olarak bilinir. “Gülzâr-ı Savâb” müellifi Nefeszâde Seyyid İbrahim Efendi’nin akrabasıdır. Sülüs ve nesih yazıyı Halid Erzurûmîden meşk…

Yazının Devamı

Hattat Hafız Osman

Hattat Hafız Osman Hattat Hafız Osman H.1052 (1642)’de dünyaya gelen Hafız Osman Efendi, Aklam-ı Sitte’de Şeyh Hamdullah’dan sonraki en büyük atılımı gerçekleştirmiştir. Derviş Ali (ölümü…

Yazının Devamı

Hattat Ahmed Siyahi

Hattat Ahmed Siyahi Hattat Ahmed Siyahi Talik hattı çok güzel yazdığı için zamanının “İmad”ı sayılırdı. Yakın akrabası ve üstadı Tophaneli Mahmud Efendi’den icazet aldı. Zaman…

Yazının Devamı

Hattat Abdürreşid

Hattat Abdürreşid Hattat Abdürreşid İsfahanlı Abdürreşid talik yazıda yeni bir yol açan Üstad İmad’in öğrencisidir. Yazısı çok beğenilen bir hattattı. Hattat Abdürreşid: Türk Hat sanatının önemli…

Yazının Devamı

Hattat Suyolcuzade Mustafa Eyyubi

Hattat Suyolcuzade Mustafa Eyyubi Hattat Suyolcuzade Mustafa Eyyubi H. 1028 (1619) tarihinde dünyaya geldi. Eyüp’te doğduğu için “Eyyûbî”, Suyolcu Ömer Ağa’nın oğlu olduğu için de…

Yazının Devamı

Hattat Derviş Ali

Hattat Derviş Ali Hattat Derviş Ali İstanbul’da doğdu. Sülüs ve nesih yazıyı Halid Erzurumi’den öğrendi. Elliden fazla Kur’an-ı Kerim, En’am, Evrad, kıt’a ve murakka yazdı.…

Yazının Devamı

Hattat Halid-i Erzurumi

Hattat Halid-i Erzurumi Hattat Halid-i Erzurumi Erzurum´da doğdu. Tuhfe-i Hattatîn´de Halid Bin İsmail olarak geçer. İstanbul´a geldi ve zamanın büyük üstadı Hasan Üsküdâri´den (v.1614) aklâm-ı…

Yazının Devamı

Hattat Seyyid Kasım Gubari

Hattat Seyyid Kasım Gubari Hattat Seyyid Kasım Gubari Diyarbakır’dan İstanbul’a gelmiş, Şerif Abdullah Efendi’den sülüs ve nesih yazıyı meşk etmiştir. Şeyh Hamdullah Efendi’nin damadı Şükrullah…

Yazının Devamı

Hattat Mîr İmâdü’l-Hasenî

Hattat Mîr İmâdü’l-Hasenî H. 961 (1554)’de Kazvin’de doğdu. Safevîler devrinin ünlü nesta’lik hattat ve şairidir. Mîr İmâd ve İmâdü’l-Mülk diye meşhurdur. İlk tahsilini Kazvin’de yapan…

Yazının Devamı

Hattat Abdullah Kırımi

Hattat Abdullah Kırımi Hattat Abdullah Kırımi Kırım’dan geldi. Mustafa Dede’nin oğlu Derviş Mehmet’ten sülüs ve nesih hattı öğrenerek icazet aldı. Adı Kanuni Sultan Süleyman döneminde…

Yazının Devamı

Hattat Üsküdarlı Hasan Çelebi

Hattat üsküdarlı hasan çelebi Hattat üsküdarlı hasan çelebi , Ahmed Karahisarî’nin talebesi, evlatlığı ve üslûbunun temsilcileri arasında yer alır. Hasan Çelebi, hocası Karahisarî kadar ünlü…

Yazının Devamı

Hattat Ahmed Karahisari

Hattat Ahmed Karahisari Hattat Ahmed Karahisari 1468 yılında Afyonkarahisar’da doğdu. Esedullah Kirmani’den hattı öğrendi. Celî ve sülüs halta ustalığının doruğuna ulaştı. Osmanlı İmparatorluğu’nun en parlak…

Yazının Devamı

Şeyh Hamdullah

Şeyh Hamdullah İslam yazı sanatını zirveye taşıyan hattat olarak tanımlanan Şeyh Hamdullah Amasya’da doğmuştur. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte tarihçiler 1426-1429 olabileceğini kaydetmekte. Hamdullah…

Yazının Devamı

Hattat Ali bin Yahya Sufi

Hattat Ali bin Yahya Sufi Hattat Ali bin Yahya Sufi Ali B. Yahya Sûfî, Yahya Sûfi’nin oğludur. Fatih devri hattatlarından olup özellikle celî sülüs ve…

Yazının Devamı

Hattat Yahya Sufi

Hattat Yahya Sufi Hattat Yahya Sufi Osmanlı döneminde yazıda görülen ilk ciddi gelişmeyi Hattat Yahya Sûfi ve oğlu Ali b.Yahya Sûfi’nin kaydettiği ifade ediliyor. Yahya…

Yazının Devamı

Yakut-i ibn-i Abdül-Musta’sımi

Yakut-i ibn-i Abdül-Musta’sımi Yakut-i ibn-i Abdül-Musta’sımi Bağdatlı İbn Mukle’nin geometri bilgisiyle yazının ana ölçülerini bir sistem olarak ortaya koymasından sonra yine Bağdat’ta yetişen Hattat Ali…

Yazının Devamı

Ali bin Hilal (İbn Bevvab)

Ali bin Hilal (İbn Bevvâb) Ali bin Hilal (İbn Bevvab) İbn Mukle’nin geometri bilgisi sayesinde geliştirdiği ve yazının ana ölçülerini bir sistem olarak ortaya koymasıyla…

Yazının Devamı

Hattat Ahmed Hamid Dede Nazifzade

Hattat Ahmed Hamid Dede Nazifzade Hattat Ahmed Hamid Dede Nazifzade 1165 yılında İstanbul’da doğmuştur. Şiirlerinde Hamid mahlasını kullanırdı. Hacı ağandan Nazif Efendinin  oğludur.1187 yılında kethüda…

Yazının Devamı

Hattat Seyyid Mehmed Mecdi Efendi

Hattat Seyyid Mehmed Mecdi Efendi Hattat Seyyid Mehmed Mecdi Efendi ,Mevlevi hattatlarımız dandır. Mehmed Şefik Efendinin şakirdidir.Fakat eserlerinden anladığımız kadarıyla bir başka hocadan talik dersleri…

Yazının Devamı

Hattat Sultan III.Ahmed

Hattat Sultan III.Ahmed Hattat Sultan III.Ahmed, Osmanlı imparatorluğunda garplılaşma hareketlerinin başladığı devirde tahta geçen III.Ahmet, güzel sanatlarla ilgilenen bir padişahtır. Edebiyat ve bilhassa hat saatı…

Yazının Devamı

Hattat Seyyid Abdülbaki Lalizade bin Mehmed

Hattat Seyyid Abdülbaki Lalizade bin Mehmed Hattat Seyyid Abdülbaki Lalizade bin Mehmed,İstanbul’ludur. Büyükbabası La’li Ali efendi I.Ahmed zamanında Reisülküttab(hariciye nazırı) idi.Babası Anadolu Kazaskeri Mehmed efendi…

Yazının Devamı

Yahya bin Osman Yahya Fahreddin

Yahya bin Osman Yahya Fahreddin Yahya bin Osman Yahya Fahreddin İstanbul’un Tophane semtinde yaşayan Yahya, buradaki Karabaş Tekkesi şeyhi Hüseyin Efendi’nin akrabası idi. Tekkenin bitişiğinde…

Yazının Devamı

İletişim & WhatsApp

+90 532 235 30 74

Bir eşyanın antika olabilmesi için illaki eski olması yeterli değildir. Aynı zamanda nadir bulunması ve zamanın veya döneminin belirli izlerini yansıtması gerekmektedir. Belirli kriterler ve özellikler alınacak antika eşya için özel anlam taşımaktadır. Özel sanatkarlık veya işçilik gibi vasıfların görülebildiği, nadir ve paha biçilmez olması durumu da göz ardı edilmez. Hattatlarımız

Uluslararası arena da sergilenen ve büyük müzayedeler de satışa çıkan birçok antika eserini İstanbul takip ederler. Kimi zaman hobi olarak başlayan bu işin bir anda meslek haline dönüşmesi de kaçınılmaz bir tecrübedir. Üsküdar antika eşya alan yerlerden veya bu tür antika eserlerin takibini yapan koleksiyoncular bunu bir meslek haline getirmişlerdir.

Antika; geçmişten günümüze ulaşmış değerli eşyalar olarak nitelenir. Ancak her eşya antika sayılmadığı gibi tarihi eser niteliği taşıyan çok eksi eşyalarda antika sayılmaz. Özellikle toprak altından çıkan eşyaların, antika olduğu düşüncesi yanlıştır. Antikaların döneminde de kıymetli ürünler olması bu zamanda da kıymetini arttırır. Döneminde değerli olmayan bir eşyanın; yüzyıl sonra değerli bir antikaya dönüşeceği kesin değildir.

Eski uygarlıkları temsil eden; onlar ile bir bağı olan veya kişilerin bilmediği ata yadigarı olarak saklanan büyük değeri olan birçok sanat eserini şans eseri bulabilirsiniz. Unutulmamalı ki; her eski eşya kıymetli ve değeri olan bir eşya olarak adlandırılamaz. Belirli bir anlam ifade eden nadir veya dünya üzerinde bir başka örneği olmayan eşyalar için Antika kelimesini kullanabiliriz. Elde bulunan eşya üzerinde tarih koktuğunu söylememiz de abartı olmaz. Hattatlarımız

Her ilde bulunan ve eski tabirle bitpazarı olarak tabir edilen yerlerde bulunan eski ve zamanın işlemeli mobilyaları. Farklı objelerin tamir ve bakımını yapan ustalar sayesinde antikacılık ilerlemiştir.Hattatlarımız

Antika olarak belirlenen eserler veya objeler kimi zaman insanların büyük merak konusu olur. Kimi zaman ise ilerideki dönemlerde değerlendirilecek bir meta haline gelmiştir. Hattatlarımız